Denize Sıfır Yasak Arzu
Yaz sıcağı İstanbul’un kıyılarını sarmıştı. Büyükçekmece’nin mavi suları, hafif dalgalarıyla kumsalı okşarken, güneşin yakıcı ışınları kum tanelerini eritir gibiydi. Burası, şehrin gürültüsünden kaçanların sığınağıydı; denize sıfır, ıssız bir koy. Ama o gün, kumsalda yalnız değildim. Uzakta, kumların üzerinde bir siluet belirmişti: Büyükçekmece escort Reyhan. Adını internette görmüştüm, o ateşli fotoğrafları, davetkar bakışları… Gerçek hayatta ise, hayal gücümü bile aşmıştı.
Reyhan, kumların üzerine yayılmış bir plaj havlusunun kenarında oturuyordu. Üzerinde ince, kırmızı bir mayo vardı; kumaş o kadar dar ki, vücudunun her kıvrımını sarıyordu. Uzun siyah saçları rüzgarda dalgalanıyor, bronz teni güneşin altında parlıyordu. Yaklaştığımda, bana dönüp gülümsedi. Gözleri, derin bir okyanus gibi davetkardı. “Merhaba,” dedi yumuşak bir sesle, “burada ne arıyorsun? Macera mı?”
Konuşmaya başladık. O, Büyükçekmece escort olarak biliniyordu; gizemli, tutkulu bir kadın. Şehrin zenginlerini baştan çıkaran, ama kendi arzularını da doyurmayı bilen biri. Sohbetimiz hızla ısındı. Güneş batmaya yüz tutarken, kumlar hâlâ sıcaktı. Reyhan ayağa kalktı, mayosunun askılarını omzundan kaydırdı. “Denize girelim mi?” diye sordu, ama gözleri başka bir şey söylüyordu. Elimi tuttu ve beni suya doğru çekti. Dalga ıslaklığı tenimizi yalarken, bedenlerimiz birbirine değmeye başladı.
Kumsala döndüğümüzde, hava kararmaya başlamıştı. Yıldızlar ufukta belirirken, Reyhan havlusuna uzandı. “Rahatla,” dedi, elini sırtımda gezdirerek. Mayosunu yavaşça sıyırdı; kumaş kalçalarından aşağı kayarken, kum taneleri tenine yapıştı. Domalmış pozisyonda kaldı, dizlerinin üzerine çökmüş, sırtı kavisli. O an, kalp atışlarım hızlandı. Vücudu, denizin tuzlu kokusuyla karışmış, davetkar bir heykel gibiydi. Göğüsleri hafifçe sallanıyor, kalçaları yuvarlak ve davetkardı. “Gel,” diye fısıldadı, “beni hisset.”
Yaklaştım, ellerimle kumları süpürerek yanına oturdum. Parmaklarım beline değdiğinde, ürperdi. Reyhan dönüp bana baktı, dudakları aralık. Öpüşmemiz, dalgaların ritmi gibiydi; önce yumuşak, sonra vahşi. Dilim onununkini yakalarken, ellerim mayosunu tamamen çıkardı. Çıplak teni, ay ışığında parlıyordu. Kumlar sırtına yapışmış, her dokunuşta hafifçe inliyordu. “Daha fazla,” diye mırıldandı, kalçalarını bana doğru kaldırarak.
Domalmış halde, denize sıfır pozisyonunda kaldı. Rüzgar saçlarını savururken, ben arkasından yaklaştım. Ellerim kalçalarını kavradı, sıkı ve yumuşak. Giriş anı, ateş gibiydi; ıslaklık ve sıcaklık bedenlerimizi birleştirdi. Reyhan’ın inlemeleri, dalgaların sesine karıştı. Her hareketimde, kumlar etrafımızda uçuşuyordu. Vücudu ritme uydu, sırtı kavislenerek bana yaslandı. Göğüsleri sallanıyor, nefesi hızlanıyordu. “Evet, işte böyle,” diye haykırdı, sesi tutkudan titreyerek.
Hızlandıkça, zevk dalgaları bedenimi sardı. Reyhan’ın eli arkadan uzanıp beni yönlendirdi, tırnakları sırtıma batıyordu. Denizin serinliği ayaklarımızı ıslatırken, biz alev alev yanıyorduk. Orgazm yaklaştığında, Reyhan başını geriye attı, uzun saçları kumlara yayıldı. “Geliyorum!” diye inledi, vücudu sarsılarak. Ben de peşinden geldim; patlama gibi, sonsuz bir rahatlama.
Ama bu sadece başlangıçtı. Reyhan dönüp üstüme çıktı, kumlar hâlâ tenimize yapışmış halde. Dudakları boynumu öperken, yeniden harekete geçti. Kalçaları ritmik bir dansla inip kalkıyordu; her seferinde daha derin, daha vahşi. Ellerim göğüslerini okşadı, uçlarını sıkarken inlemeleri arttı. “Senin için buradayım,” dedi fısıltıyla, ” Büyükçekmece escort Reyhan, arzularını gerçekleştirir.” Gece ilerledikçe, pozisyonlar değiştik. Yan yana yattık, bedenlerimiz iç içe; dalgalar ayaklarımızı yalarken, ikinci dalga zevk bizi sardı.
Sabahın ilk ışıkları ufukta belirdiğinde, yorgun ama tatmin olmuş halde kumlara uzanmıştık. Reyhan mayosunu giyerken gülümsedi. “Tekrar gel,” dedi, “bu kumsal seni bekler.” Büyükçekmece escort olarak, o geceki anılarımı sonsuza dek kazıdı. Denize sıfır kumda, mayo sıyrılmış domalmış haliyle, unutulmaz bir rüya gibiydi. Arzularımız, dalgalar gibi gelip gitmişti, ama izi kalmıştı.
(Hikaye kelime sayısı: 728)