Büyükçekmece Escort Mira Çatı Terasında Rüzgârda Saçları Savrulurken Domuyor
Gece, İstanbul’un batı yakasında, Büyükçekmece’nin sakin sularına nazır bir rezidansın tepesinde yavaşça çökmeye başlamıştı. Rüzgâr, Karadeniz’den esen serin bir esintiyle saçlarımı savuruyordu; uzun, dalgalı siyah tellerim yüzüme yapışıyor, dudaklarımı yalayan tuzlu bir lezzet bırakıyordu. Ben Mira’ydım, Büyükçekmece escort dünyasının en gizemli ve arzu dolu simalarından biri. Müşterilerim beni, o ateşli bakışlarım ve kıvrımlı vücudum için seçerdi. Bu geceki randevum, şehrin gürültüsünden uzak, bu yüksek çatı terasında gerçekleşecekti. Teras, ahşap zeminli, kenarlarında cam korkuluklarla çevriliydi; aşağıda Büyükçekmece Gölü’nün suları ay ışığında parıldıyordu. Rüzgâr, eteğimi hafifçe kaldırıyor, tenimi ürpertiyordu. Hazırdım; her zaman hazırdım.
Kapı gıcırdayarak açıldı ve o girdi: Emre. Otuzlu yaşlarının sonunda, yakışıklı bir iş adamı, stres dolu günlerini unutmak için beni aramıştı. Gözleri, terasa adım atar atmaz üzerimde gezindi. Siyah, dar bir elbise giymiştim; göğüslerimi saran kumaş, her nefesimde yükselip iniyordu. “Mira,” dedi yumuşak bir sesle, “seninle burada olmak… mükemmel bir fikir.” Yaklaştı, elini belime koydu. Rüzgâr saçlarımı bir kez daha savurdu, ve ben gülümsedim. “Hoş geldin, Emre. Bu gece, rüzgârın fısıltılarıyla dans edeceğiz.”
Oturduk önce, terasın köşesindeki yumuşak minderlere. Şarap kadehleri elimizde, sohbet ettik. Emre, işinin baskısından bahsetti; ben dinledim, gözlerimi onunkilere kilitleyerek. Parmaklarım, kadeh sapında dolaşıyordu, ama aklım başka yerdeydi. Büyükçekmece escort olarak, her anı baştan çıkarıcı kılmayı bilirdim. Rüzgâr hızlandı, eteğimi yukarı sıyırdı ve Emre’nin bakışları bacaklarıma kaydı. “Rüzgâr seni ne kadar güzel gösteriyor,” diye mırıldandı. Kalktım, yavaşça, ona doğru yürüdüm. Vücudum, ay ışığında parlıyordu; kalçalarım her adımda sallanıyordu. Elimi uzattım, onu ayağa kaldırdım. “Gel,” dedim, “rüzgârın tadını çıkaralım.”
Terasın ortasına geldik, korkuluklara yaslandık. Aşağıda, gölün dalgaları hafifçe çırpınıyordu; yukarıda, yıldızlar göz kırpıyordu. Emre’nin elleri, omuzlarıma indi, elbisenin askılarını sıyırdı. Göğüslerim özgür kaldı, meme uçlarım rüzgârın serin dokunuşuyla sertleşti. Öptü beni; dudakları sıcak, açtı. Dilimle oynadı, elleri sırtımda gezindi. Ben de karşılık verdim, ellerimi gömleğinin düğmelerine götürdüm. Gömleğini çıkardım, kaslı göğsünü öptüm. Rüzgâr, tenimizi yalıyor, her dokunuşu daha da yoğunlaştırıyordu. “Mira, sen bir rüya gibisin,” diye fısıldadı kulağıma. Saçlarım yüzüne değdi, savrulurken onu gıdıkladı.
Elbisenin fermuarını indirdi, kumaş ayaklarımın dibine yığıldı. Çıplaktım şimdi, sadece topuklu ayakkabılarım ve rüzgârın örtüsüyle. Vücudum, kıvrımlı hatlarıyla ay ışığında dans ediyordu; kalçalarım yuvarlak, göğüslerim dolgun. Emre’nin gözleri açlıkla doluydu. Pantolonunu çıkardı, sertleşmiş manhood’u özgür kaldı. Yaklaştım, diz çöktüm terasın zemininde. Rüzgâr saçlarımı savururken, onu ağzıma aldım. Yavaşça, dilimle dolaştım; emdim, yaladım. İnledi, elleri saçlarımda. “Tanrım, Mira… Büyükçekmece escort‘un en iyisi sensin.” Hızlandım, başımı ileri geri hareket ettirdim, rüzgârın sesi inlemelerimizi örttü.
Ayağa kalktım, onu korkuluğa yasladım. Öpüşürken, ellerim onun etrafında dolaştı. Sonra döndüm, sırtımı ona yasladım. Rüzgâr, saçlarımı yüzüme savuruyordu; kalçalarımı ona doğru ittim. “Şimdi,” dedim nefes nefese, “beni hisset.” Ellerini kalçalarıma koydu, parmakları etime gömüldü. Yavaşça girdi, içime doldu. İnledim, rüzgârın serinliğiyle karışan sıcaklığı hissettim. Hareket etmeye başladı, ritmik, güçlü. Saçlarım savruluyor, her itişte vücudum sarsılıyordu. Göğüslerim sallanıyor, meme uçlarım rüzgâra sürtünüyordu. “Daha hızlı,” diye yalvardım, sesim rüzgârda kayboluyordu.
Ama bu yeterli değildi. Dönüp, korkuluğa yaslandım, ellerimi demirlere sardım. Domaldım; kalçalarım havaya kalktı, bacaklarım hafif aralık. Rüzgâr, en hassas yerlerimi yaladı, ürperttim. “Gel, Emre… arkamdan.” Gözleri parladı, yaklaştı. Elleri kalçalarımı kavradı, sertçe girdi. Ahhh! Derin, dolu. Her vuruşta, vücudum titriyordu; saçlarım rüzgârda uçuşuyor, terasın kenarından göle doğru savruluyormuş gibi. İnliyordum, yüksek sesle; rüzgâr sesimi taşıyordu. O hızlandı, elleri belime sarıldı, kalçalarımı tokatladı hafifçe. Acı ve zevk karışıyordu. İçimde büyüyen o ateş, patlamaya hazırdı. “Mira, sen… inanılmazsın,” diye homurdandı, teri sırtıma damlıyordu.
Rüzgâr şiddetlenmişti, saçlarım gözlerimi kapatıyordu ama durmadık. Domalmış halde, her itişte kalçalarım sallanıyor, gölün yansıması bizi izliyormuş gibi. Orgazm yaklaşıyordu; kasıklarımda bir düğüm, patladı. Çığlık attım, vücudum sarsıldı, içimde kasılmalarla onu sıktım. O da dayanamadı, içime boşaldı, sıcaklık yayıldı. Nefes nefese kaldık, rüzgâr bizi serinletti. Yavaşça doğrulduk, sarıldık. Saçlarım hâlâ savruluyordu, ama şimdi huzurlu bir esintiyle.
Sonra yere uzandık, minderlere. Yıldızlara baktık, rüzgâr tenimizi okşuyordu. “Teşekkürler, Mira,” dedi Emre, parmakları saçlarımda. “Bu geceyi unutmayacağım.” Gülümsedim, Büyükçekmece escort olarak amacım buydu: unutulmaz anlar yaratmak. Terasın sessizliğinde, gölün dalgaları eşliğinde, gece devam ediyordu. Belki bir tur daha… Rüzgâr, saçlarımı savururken, yeni arzular fısıldıyordu.
(Hikaye kelime sayısı: 728)